Fincanınız Taşıyor mu?

Her zaman aceleniz mi var? Para, yaşamınızda yinelenen bir sorun mu? Çalışmak için yaşamak yerine yaşamak için mi çalışıyorsunuz? Yaşamınıza stres katan bir ya da iki ilişkiniz mi var? Yemek yeme alışkanlıklarınız nasıl? Diyet yapma, öğün atlama, paketli ya da önceden pişirilmiş yemeklerle idare etme gibi alışkanlıklarınız var mı? Bedeniniz ne hissediyor? Bel, boyun ve omuz ağrılarınız var mı? Bir ya da daha fazla hastalıktan dolayı ilaç kullanıyor musunuz?

Yukarıdaki soruların her birine verdiğiniz “evet” yanıtı, “yaşam fincanınıza” bir miktar daha stres katar. Bedenin stresleri topladığını ya da bunları biriktirerek herhangi bir zamanda toplam bir fizyolojik stres seviyesi yarattığı düşünülürse, ne kadar çok stresiniz olursa, “fincanınızın taşma” olasılığı da o derece artar! Herhangi bir anda stres birikmesi ne kadar az olursa, denge ya da homeostaz da o kadar fazla olur. Bu sayede, yaşamın ara sıra önümüze çıkardığı stres etkenlerini dengelemek için yeterli kapasitemiz olur. Fincanınız doluyorsa ve bedeninizin tahammül edecek hali kalmamışsa, ne kadar egzersiz yaptığınıza, hangi tür ve yoğunluğu tercih ettiğinize dikkat etmeniz gerekir. Aksi takdirde, fincandan taşanlar üzerinize dökülür. Unutmayın, beden söz konusu olduğunda, egzersiz strestir!

Fincanınız doluyorsa, aşağıdaki belirtilerin bazılarını ya da hepsini gösterebilirsiniz:
• Daha düşük motivasyon
• Daha düşük cinsel dürtü
• Kabızlık, ishal ya da ikisi arasında gidip gelme
• Antisosyalleşme
• Rahatsızlıkların daha uzun sürede iyileşmesi
• Ağızda, burunda, kulaklarda, parmaklarda ya da sindirim sisteminde (ülser) enfeksiyon ya da yaralar
• Egzersiz performansında durgunluk yaşamak ve egzersiz öncesi ısınmanın normalden uzun sürmesi

Bu belirtileri gösteriyorsanız, bunu bedeninizin egzersizden kaynaklanacak ek strese iyi tepki vermeyeceğine dair bir uyarı olarak kabul edin.

Çoğumuz egzersizi sadakatle yapar ve bunu stresi azaltmanın bir yolu olarak değerlendiririz. Egzersizin stresi azaltmaya yönelik pek çok fizyolojik ve fiziksel yararı varsa da, nasıl bölümlerseniz bölümleyin, egzersiz beden için bir strestir. Fincanınız ne kadar doluysa, egzersiz programınızdan en yüksek faydayı sağlamak için göstermeniz gereken dikkat de o kadar fazla olmalıdır.

Egzersizde durgunluktan kurtulmak ya da egzersiz programından mümkün olan en yüksek iyileştirici ve fizyolojik faydayı sağlamak için, aşağıdaki ipuçları, “fincanınızdaki stresi boşaltmanıza” yardımcı olacak, bedeninizdeki fizyolojik yükü azaltacaktır:

1) Jimnastik salonuna gidiyorsanız ve kendinizi yorgun hissediyorsanız, kahve ya da örneğin Red Bull gibi uyarıcı içecekleri içmekten sakının. Bu tür içecekler nörostimulan olup, vücudunuzdaki kortizol seviyesini yükseltmekten başka bir işe yaramaz. Kortizol, bir stres hormonudur ve vücudunuzu katabolik bir duruma sokar. Bu ise egzersizden beklentinizin tam tersidir! Doğal bir destek almak için, “nörotonik egzersiz”i deneyin. Nörotonik çalışma ya da “beni canlandır” çalışması yapmak için, gittikçe artan yoğunluklarda (egzersiz başına) bir ya da iki ısınma setini tamamladıktan sonra, yapılacak her egzersiz için bir ağırlık seçin. Bu ağırlık, en fazla 4-6 tekrar yapılmasına izin vermelidir. Ağırlık seçildikten sonra, maksimum miktarın yarısı kadar tekrar yapın (örneğin 4’e 2). Setler arasında kendinize dinlenme izni verin ve normal sayıda set ya da normaldan bir az sayıda set çalışın. Bu tür bir egzersiz, sinir sisteminize doğal bir “tonik” olacaktır ve egzersizden önce tatlı birşey tüketmediğiniz takdirde, kendinizi kahve ya da benzeri şeyler içtiğiniz zamana oranla daha iyi hissetmekle kalmayacak, anabolik de olacaksınız. Başka bir deyişle, bedeninizi yok etmeyi değil inşa etmeyi destekleyen bir ortam yaratacaksınız!

2) Eklem ya da kas ağrısı varsa, bir hafta boyunca, her bir egzersiz için uyguladığınız set sayısını yarıya indirmeyi deneyin. Unutmayın, vücudunuz dinlenirken güçlenir, egzersiz yaparken değil! Bu yöntemi, iyi eğitimli bir egzersiz profesyonelince yönlendirilmediğiniz sürece, egzersiz programınızın üçüncü haftasında uygulamak çok yararlıdır.

3) Egzersize bir iki gün ara verin. Hayır, 48 saat içinde PeeWee Herman gibi zayıflamayacaksınız! Egzersiz yerine, bütün vücudunuza masaj yaptırın.

4) Egzersizden önce güç toplamak için 15-30 dakika kestirin. Sonuçlar şaşırtıcı olabilir!

5) Bir hafta boyunca glisemik indeksi 60’ın üzerinde olan hiçbir şeyi tüketmeyin. Bunun anlamı, ekmek, makarna, paketli gevrek ve bağımlı olduğunuz daha pek çok şeyi tüketmemektir. Buna sofra şekeri ya da tatlandırıcılar da dahildir. Enerji seviyelerinizin ne kadar iyileştiğini gördüğünüzde büyük ihtimalle şoke olacaksınız.

6) Günde iki litre su için.

Bu yaklaşım, yüzlerce müşterimin egzersiz programlarından ve yıllar itibariyle yaşamlarından daha yüksek fayda sağlamalarına yardımcı oldu. Deneyin!

Leave a Reply